Amerika Kıtasının Müslümanlarca keşfedilmesi

 


İslâmî Bülten, San Francisco, Kaliforniya

 İslam in Latin America-

Hazırlayan: 

ve Tercüme: Fazıl Duygun

 Aylık Dergisi, 30. sayı. Mart- 2007

1178… Müslümanların Amerika’yı Keşfettiği Yıl mı?

Müslümanlar, Christopher Colomb’un “Yeni Dünya”yı keşfinden 3 asır önce, Amerika kıtasını keşfetmeye başlamalarıyla birlikte, Amerikan toplumu üzerinde bilinmeyen büyük ve çok geniş tesirli faaliyetlerde bulundular.

Müslüman kâşifler, Misissipi Nehrini kullanarak, kıtanın iç kesimlerine doğru ilerledi. Müslümanların, Amerika kıtasındaki varlıklarını ispatlayan erken döneme ait izler, Amerika’nın en eski şehri olan Florida, St. Augustin gibi şehirlerdeki yazı sanatına ait kalıntılar ve mimarî eserler üzerinde, Islamadora ismi gibi ada isimlerinde ve de yerlilerin kıyafetlerinde bulunabilir. Bu konuda az bilinen fakat çok şaşırtıcı olan istatistikler aşağıda açıklanmıştır:

Yıl, 1178 Sung Doküman (Sung Document) kayıtların olarak bilinen bir Çin belgesi, Müslüman denizcilerin ( Amerika’daki) Mu-Lan-Pi olarak bilinen adaya seyahatlerini kayıt altına almıştır. 1933 yılında yayınlanan The Khotan Amir isimli kitabta bu dökümandan bahsedilmektedir.

Mali İmparatorluğunun bir kralı olan Ebu Bakari, 1310 yılında, “Yeni Dünya”ya  denizlerden seri şekilde seyahatler düzenledi.

1312 yılında ise, Mandinga’dan Afrikalı Müslümanlar, Meksika Körfezi’ne ulaştı ve Misissipi Nehri üzerinden Amerika’nın iç kesimlerine kadar giderek buraları keşfettiler.

1513 yılında, Pîrî Reis, bütün dünya haritalarını inceledikten sonra, Amerika Kıtasının da içinde gösterildiği, yeni bir dünya haritasını tamamladı. Meslekî kullanım ve sanat açısından bu haritayı aşan bir harita yapılamadı.

1530, Afrikalı köleler Amerika’ya ulaştı. Topraklarından ve kültür köklerinden kopartılarak Amerika’ya getirilen bu 10 milyon kölenin yüzde Otuzu Müslümandı. Bu köleler Amerikan ekonomisinin bel kemiğini oluşturdu.

1539, Fas’lı bir Müslüman olan Azamorlu Estevanico, Florida’ya ayak basan ve Amerika kıtasına geçen,  en az iki eyaletin oluşumu esnasında, Arizona ve New Mexico eyaletlerinde, kendisine şükran duyulan ilk müslümandı.

 

Daha Başka deliller

Yeni Zelandalı arkeolog ve Dilbilimcisi (Linguist) Barry Fell, Saga Amerikalı yerliler üzerine yaptığı çalışmasında, Amerika’nn değişik kesimlerinde Müslümanların varlığını isbatlayan delillere dikkat çekmektedir. Batı Afrika insanlarıyla, güneybatının (ABD) gerçek “Yerlileri” arasında kurulan birkaç kültürel paralellik tasarısına ilaveten Fell, güneybatıda yaşayan Pima topluluğunun sahip olduğu dilin Arabça kelimeler ihtiva ettiğine dikkat çekmektedir. Pima topluluğu arasında kullanılan bu kelimelerin varlığı, Kaliforniya gibi yerlerde, üzerlerinde İslâmî terimler yazılı olan oyma taşların varlığıyla bileşmektedir. Fell, Kaliforniya’daki Inyo kırsalında, üzerinde Arapça ifadelerin yazılı bulunduğu bu erken dönem Amerikan oyma taşlarının, kabartma tabletlerinin,  üzerinde, Arapça olarak: Kur’ân’ı Kerîm’in sureleri içerisinde sıkça geçen (“Jesus, Son of Mary- Meryemoğlu İsa) hitabı bulunduğu konusunda bizi bilgilendirmektedir. Fell, bu kabartma tabletlerin, ABD’den birkaç asır daha yaşlı olduğuna inanmaktadır. Fell ayrıca, Algonquian dilinin,  özellikle denizcilik, astronomy, meteoroloji, tıp ve anatomi ile ilgili Arapça kökenli kelimelere sahip olduğunu tesbit etmiştir. Böyle benzer kelimelerin varlığı, İslâm dünyasında Arabça konuşan insanlarla Amerikan “Yerlileri” arasında çok önemli kültürel temasın gerçekleştiğini misallendirmektedir. Bu Müslüman insanların öncelikle Afrika kıtasından geldiği, ilave delillerle, bir karine olarak kabul edilmektedir.

Ivan Sertima’nın, Kolomb’dan önce Amerika kıtasına gelişi,  Amerika kıtasındaki erken dönem ve antik Afrika temasını ana hatlarıyla delillendirmektedir.  Van Sertima’yı delil kılan parçalar arasından bir tanesi de, Amerikan “Yerlileri” arasında Afrikalı Müslümanların soy isimlerinin varlığıdır. Van Sertima Yerlileri, dilinde bulunan; Ges, Zamoras, Marabitine, ve Marabois gibi birkaç isimle birlikte kıtalararası bağlantıları açıkça isbatetmektedir. Bu kelimelerin her biri kısmî ilgiye mahzar olmakla birlikte, özellikle “Marabitine” ve “Marabios” isimleri “Marabout( Murabit)” ismiyle yakından alakâlı olup; Endülüs Devletinde  (Moorish Empire)“Mübarek Erkekler ve Kadınlar” mânâsına kullanılır. Murabitler, sınırları koruyan Afrikalı Müslüman akıncılara verilen isimdi. Murabitler, Katolik/Avrupa saldırılarına karşı askerî bir tampon görevi gören faaliyetleriyle tanınmaktadırlar.

Panama ve Kolombiya’da, işgalci Katolik İspanyolların, “Do-Bayda” ve “Aben-Amechy” gibi  “tamamen Mooriş veya İncil”deki isimlerle tanıdıkları prensler vardı. Karayiplerde (Caribbean) bile önemli miktarda Müslüman bulunmaktadır.  P. V. Ramos erken dönem Amerika kıtasındaki Afrikalıların varlığına dikkat çekmektedir ki, Kristof Kolomb  kendi ifadesiyle “Carib” insanlarının “Muhammed’in insanları” olduğunu söylemektedir. Ramos,  Cariblerin oruç gibi rejimvarî yemek tarzlarının Müslümanlarınkiyle aynı olduğunu ve bunun da, böyle bir tesir ve ilgini doğrulayacak mantıklı bir sebep olduğunu söylemektedir.

Kolomb, 21 Ekim 1492 tarihinde, günlüğüne; gemisiyle Küba’nın kuzey doğu kıyısında seyrederken, çok güzel bir dağ üzerinde bir cami gördüğünü yazmıştır. Küba, Meksika, Teksas ve Nevada’da, Kurân ayetlerinin yazılı olduğu kitabe parçalarıyla dolu camii ve minare kalıntıları keşfedilmiştir.  Kristof Kolomb’a, buraya gerçekleştirdiği 2. seyahatinde,  İspanola Yerlileri ( Haitililer) tarafından, Siyah insanların kendisinden önce bu adaya geldiği söylenmiştir. Bunu isbat etmek için de Kolomb’a, Afrikalı Müslümanların kullandıkları mızraklar gösterilmiştir. Bu mızrakların tepesi sarı bir madenle kaplıydı ve yerliler buna, altın kaplama ( gold Alloy) kelimesinden türetilmiş ve bir Batı Afrika kelimesi olan Guanine adını vermişlerdi.

1498 yılında, Kolomb kıtaya gerçekleştirdiği 3. seyahatinde, Trinidad’da demirledi. Daha sonra, tayfalarından bazılarının karaya indiği Güney Amerika kıtasına bir gezi düzenledi. Kolombun karaya inen tayfaları buradaki yerlilerin, Guinea (Gine) peştamalları ve takkelerine benzeyen simetrik şekilde örülmüş, aynı renklerde, tarzlarda ve fonksiyonlara sahip, pamuklu renkli mendiller kullandıklarını gördü. Kolomb bunları, Almayzarlar olarak tarif etti. Almayzar, şal, örtü (Wrapper) mânâsına kullanılan Arabça bir kelime olup, Moorlarda ( İspanya veya Kuzey Afrika Müslümanları) “başlık, başörtüsü”, “önlük”  ve “eteklik kumaş” gibi elbise mânâsına kullanılan ve köken olarak Batı Afrika’dan (Gine) Fas’a, İspanya’ya ve Portekiz’e geçmiş olan bir kelimeydi. Kolomb seyahati boyunca, evli yerli kadınların çıplak değil aksine pamuklu donlar (bragas)giydiklerini görerek oldukça şaşırmış ve onların iffetli kadınlar olduklarını anlamıştı.  İspanyol fatih Hernando Cortez, Yerli kadınların uzun peçeli elbiseler giydiklerinin, erkeklerin ise Mooriş kumaşları tarzında “kalça kısımlarının boyalı” olduğu elbiseler giydiklerini anlatmaktadır.  Ferdinand Colombus, “kalça kısmı boyalı” bu pamuklu elbiseleri, Granda’daki Moorish kadınlarının giydikleri şallar gibi aynı tasarım ve elbise olduklarını ifade etmiştir. Hattâ, Kuzey Afrika’da da keşfedilen çocuk hamaklarındaki benzerlikler bile esrarengizdi.

Dr. Barry Fell ( Harvard Üniv.) “Saga America- Saga Amerikası” isimli kitabında, Müslümanların Kolombdan asılar önce, Kuzey ve Batı Afrika’dan Amerika’ya vardığını müşahhas delillerle anlatmıştır. Dr. Fell, Valley of Fire (Ateş Vadisi), Allan Springs (Allan Şelaleleri), Logomarsino, Keyhole Canyon, Washoe ve Hickison Summit Pass ( Hickison Zirve Geçidi-Nevada) Mesa Verde (Colorado), Mimbres Valley (Mimbres Vadisi- New Mexico) ve Tipper Caone’da (Indiana) mazileri 700 ve 800’lü yıllara kadar giden Müslüman okullarının varlığını keşfetmiştir. ABD’nin eski batısındaki oyma ve kabartma taşlar üzerinde- temel ve yüksekokul seviyelerinin her ikisini de kapsayacak şekilde- bir zamanlar bir okullar sisteminin varlığına delalet eden ve sağlam şekilde bulunmuş metinler, diyagramlar ve tablo ve çizelgeler bulmuştur. Kitabelerin dili Kuzey Afrika Arabçasıydı ve Kufic Arabçasıyla yazılmıştı. Kitabelerdeki konulara, yazma, okuma, aritmetik, din, tarih, coğrafya, astronomi ve deniz seyahati de dahildi.

Kuzey Afrikalı Müslüman ziyaretçilerin torunları mevcut Iroqois, Algonquin, Anasazi, Hohokam ve Olmec yerlilerinin üyeleridir.

1654 yılında, İngiliz kâşifler, sakallı, Avrupaî elbiseler giymiş, kabinlerde yaşayan, gümüş eriten ve muhtemelen ibadet için hergün defalarca dizlerini büken bir koloniyi rapor ettiler. 17. Asrın ilk yıllarındaki Powhatan Yerlilerinin elyazmalarındaki Cennet ‘in tanımı, kelimesi kelimesine, Kur-ân-ı Kerim’deki tanımıyla yakındı. 1784 yılında, Tennessee Valisi John Sevier, tesadüfen karşılaştıkları ve hâlen Kuzey Batı Caroline’de yaşayan, kara derili, kızıl kahverengi karışımı ve Portekiz oldukları açıklanan ve Moriskaların torunları oldukları farzedilen insanlarla tanıştıklarını kayıtlara geçirmişti. Doğu Tennesse’de, 1700’lerin sonunda Jonathan Swift isimli bir İngiliz adam, kara derili ve “Mekke Yerlileri” olarak bilinen insanları işçi olarak çalıştırdı

 “Yerlilerin” dilindeki birçok kelime, kesin bir bağlantı ve kalıtım göstererek bir Arabça kökene sahip görünmektedir. Bu numuneler az görünse de Yerlilerin dilindeki bu kelimeler İslâm ve Arabça/ Türkçe kökenleriyle bağlantılıdır.

Yerli Dili                               Türkçe/Osmanlıca                                 Mânâsı

allegheny

(mountains-dağların adı)             Allah geniş                                     Allah sonsuz

chitlin                                             Çitla ( çıtla)                                   şaklatmak, çıtlatmak

Seminole                                        Sami nal                                        Samiler koştu, gemi

                                                                                                                    azıya aldı   

Niagara Falls                                 Ne  Yaygara                                Yüksek ses ( edebî

(Niyagara şelalesi)                                                                              olarak, ne gürültü ama)

 Micanopy Mekka-nabi                Mekke’nin Peygamberi          Seminole, çoğunluğu

                                                                                               savaşcı bir güce dönüşen Semi               

                                                                                           nollerin çeşitli kabileleriyle birleşti          

Hadjo                                            Hodja (Hoca)                   Mekke’ye, “Hacca” giden 

                                                                                               faziletli lider, yani Shawnee sah      

                                                                                                 ne great sah veya büyük kral                                                           

  Shenandoah                                 Sendoga (şendoğa)                         Doğuştan gelen 

                                                                                                                     mutluluk

Cherry Winche                             cari-ince                                        Derin olmayan, sığ

                                                                                                     akıntı ( ABD-Louisiana’daki

                                                                                                       küçük bir akıntının adı)

Tuckahoe                                       Tur-kih-ot                              Kirli yuvarlak bitki

                                                                                              (Algonquin/Powhatan dilinde,

                                                                                               patates gibi, yuvarlak şekilli

                                                                                                 bitkiye verilen isim)

Shindig                                           şen lik  (şenlik)              (“şenlik, shen-lick”) mutlu yada 

                                                                                         eğlenceli tören (eski Appalachian

                                                                                           dilinde topluluk şöleni)                                

Werowance                                   veri-han                       (“werra-hahn”)  Allah’tan

                                                                                               korkan lider, idareci

                                                                                            mânâsına Türkçe bir terimdir    

Müslümanların erken dönem Amerika’daki mirasına dair daha birçok şey söylenebilir. Bu konuda Toplum genelinde alışılagelmiş olan anlaşıya rağmen, Müslümanların Amerika’daki varlığı çok daha eskilere dayanmakta ve bildiklerinden veya daha itiraf ettiklerinden çok daha derinlere gitmektedir. Peygâmberimiz, Sahabilerine “Çin’e kadar gidin!” dediğinde, onların bunu çok dikkate aldığı ve daha fazlasını gerçekleştridiği görülüyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sayın Mustafi Başbakan

17-25 Aralık FETÖ Darbesini 16 ay önce yazan gazeteci