Amerika Kıtasının Müslümanlarca keşfedilmesi
İslâmî Bülten, San Francisco, Kaliforniya
İslam in Latin America-
Hazırlayan:
ve Tercüme: Fazıl Duygun
1178… Müslümanların Amerika’yı Keşfettiği
Yıl mı?
Müslümanlar,
Christopher Colomb’un “Yeni Dünya”yı keşfinden 3 asır önce, Amerika kıtasını
keşfetmeye başlamalarıyla birlikte, Amerikan toplumu üzerinde bilinmeyen büyük
ve çok geniş tesirli faaliyetlerde bulundular.
Müslüman kâşifler, Misissipi Nehrini
kullanarak, kıtanın iç kesimlerine doğru ilerledi. Müslümanların, Amerika
kıtasındaki varlıklarını ispatlayan erken döneme ait izler, Amerika’nın en eski
şehri olan Florida, St. Augustin gibi şehirlerdeki yazı sanatına ait kalıntılar
ve mimarî eserler üzerinde, Islamadora ismi gibi ada isimlerinde ve de
yerlilerin kıyafetlerinde bulunabilir.
Bu konuda az bilinen fakat çok şaşırtıcı olan istatistikler aşağıda
açıklanmıştır:
Yıl,
1178 Sung Doküman (Sung Document) kayıtların olarak bilinen bir Çin belgesi,
Müslüman denizcilerin ( Amerika’daki) Mu-Lan-Pi olarak bilinen adaya seyahatlerini
kayıt altına almıştır. 1933 yılında yayınlanan The Khotan Amir isimli kitabta
bu dökümandan bahsedilmektedir.
Mali İmparatorluğunun bir kralı olan Ebu
Bakari, 1310 yılında, “Yeni Dünya”ya denizlerden seri şekilde seyahatler düzenledi.
1312 yılında ise, Mandinga’dan Afrikalı
Müslümanlar, Meksika Körfezi’ne ulaştı ve Misissipi Nehri üzerinden Amerika’nın
iç kesimlerine kadar giderek buraları keşfettiler.
1513 yılında, Pîrî Reis, bütün dünya
haritalarını inceledikten sonra, Amerika Kıtasının da içinde gösterildiği, yeni
bir dünya haritasını tamamladı. Meslekî kullanım ve sanat açısından bu haritayı
aşan bir harita yapılamadı.
1530, Afrikalı köleler Amerika’ya
ulaştı. Topraklarından ve kültür köklerinden kopartılarak Amerika’ya getirilen
bu 10 milyon kölenin yüzde Otuzu Müslümandı. Bu köleler Amerikan ekonomisinin
bel kemiğini oluşturdu.
1539,
Fas’lı bir Müslüman olan Azamorlu Estevanico, Florida’ya ayak basan ve Amerika
kıtasına geçen, en az iki eyaletin oluşumu
esnasında, Arizona ve New Mexico eyaletlerinde, kendisine şükran duyulan ilk
müslümandı.
Daha Başka deliller
Yeni Zelandalı arkeolog ve Dilbilimcisi
(Linguist) Barry Fell, Saga Amerikalı yerliler üzerine yaptığı çalışmasında,
Amerika’nn değişik kesimlerinde Müslümanların varlığını isbatlayan delillere
dikkat çekmektedir. Batı Afrika
insanlarıyla, güneybatının (ABD) gerçek “Yerlileri” arasında kurulan birkaç
kültürel paralellik tasarısına ilaveten Fell, güneybatıda yaşayan Pima
topluluğunun sahip olduğu dilin Arabça kelimeler ihtiva ettiğine dikkat
çekmektedir. Pima topluluğu arasında kullanılan bu kelimelerin varlığı,
Kaliforniya gibi yerlerde, üzerlerinde İslâmî terimler yazılı olan oyma
taşların varlığıyla bileşmektedir. Fell, Kaliforniya’daki Inyo kırsalında,
üzerinde Arapça ifadelerin yazılı bulunduğu bu erken dönem Amerikan oyma
taşlarının, kabartma tabletlerinin, üzerinde,
Arapça olarak: Kur’ân’ı Kerîm’in sureleri içerisinde sıkça geçen (“Jesus, Son
of Mary- Meryemoğlu İsa) hitabı bulunduğu konusunda bizi bilgilendirmektedir.
Fell, bu kabartma tabletlerin, ABD’den birkaç asır daha yaşlı olduğuna
inanmaktadır. Fell ayrıca, Algonquian dilinin,
özellikle denizcilik, astronomy, meteoroloji, tıp ve anatomi ile ilgili
Arapça kökenli kelimelere sahip olduğunu tesbit etmiştir. Böyle benzer
kelimelerin varlığı, İslâm dünyasında Arabça konuşan insanlarla Amerikan
“Yerlileri” arasında çok önemli kültürel temasın gerçekleştiğini
misallendirmektedir. Bu Müslüman insanların öncelikle Afrika kıtasından
geldiği, ilave delillerle, bir karine olarak kabul edilmektedir.
Ivan
Sertima’nın, Kolomb’dan önce Amerika kıtasına gelişi, Amerika kıtasındaki erken dönem ve antik
Afrika temasını ana hatlarıyla delillendirmektedir. Van Sertima’yı delil kılan parçalar arasından
bir tanesi de, Amerikan “Yerlileri” arasında Afrikalı Müslümanların soy
isimlerinin varlığıdır. Van Sertima
Yerlileri, dilinde bulunan; Ges, Zamoras, Marabitine, ve Marabois gibi birkaç
isimle birlikte kıtalararası bağlantıları açıkça isbatetmektedir. Bu
kelimelerin her biri kısmî ilgiye
mahzar olmakla birlikte, özellikle “Marabitine” ve “Marabios” isimleri
“Marabout( Murabit)” ismiyle yakından alakâlı olup; Endülüs Devletinde (Moorish Empire)“Mübarek Erkekler ve
Kadınlar” mânâsına kullanılır. Murabitler, sınırları koruyan Afrikalı Müslüman
akıncılara verilen isimdi. Murabitler, Katolik/Avrupa saldırılarına karşı
askerî bir tampon görevi gören faaliyetleriyle tanınmaktadırlar.
Panama
ve Kolombiya’da, işgalci Katolik İspanyolların, “Do-Bayda” ve “Aben-Amechy”
gibi “tamamen Mooriş veya İncil”deki
isimlerle tanıdıkları prensler vardı.
Karayiplerde (Caribbean) bile önemli miktarda Müslüman bulunmaktadır. P. V. Ramos erken dönem Amerika kıtasındaki
Afrikalıların varlığına dikkat çekmektedir ki, Kristof Kolomb kendi ifadesiyle “Carib” insanlarının
“Muhammed’in insanları” olduğunu söylemektedir. Ramos, Cariblerin
oruç gibi rejimvarî yemek tarzlarının Müslümanlarınkiyle aynı olduğunu ve bunun
da, böyle bir tesir ve ilgini doğrulayacak mantıklı bir sebep olduğunu
söylemektedir.
Kolomb,
21 Ekim 1492 tarihinde, günlüğüne; gemisiyle Küba’nın kuzey doğu kıyısında seyrederken,
çok güzel bir dağ üzerinde bir cami gördüğünü yazmıştır. Küba, Meksika, Teksas ve Nevada’da, Kurân ayetlerinin yazılı olduğu
kitabe parçalarıyla dolu camii ve minare kalıntıları keşfedilmiştir. Kristof Kolomb’a, buraya gerçekleştirdiği 2.
seyahatinde, İspanola Yerlileri (
Haitililer) tarafından, Siyah insanların kendisinden önce bu adaya geldiği
söylenmiştir. Bunu isbat etmek için de Kolomb’a, Afrikalı Müslümanların
kullandıkları mızraklar gösterilmiştir. Bu mızrakların tepesi sarı bir madenle
kaplıydı ve yerliler buna, altın kaplama ( gold Alloy) kelimesinden türetilmiş
ve bir Batı Afrika kelimesi olan Guanine adını vermişlerdi.
1498
yılında, Kolomb kıtaya gerçekleştirdiği 3. seyahatinde, Trinidad’da demirledi.
Daha sonra, tayfalarından bazılarının karaya indiği Güney Amerika kıtasına bir
gezi düzenledi. Kolombun karaya inen tayfaları buradaki yerlilerin, Guinea
(Gine) peştamalları ve takkelerine benzeyen simetrik şekilde örülmüş, aynı
renklerde, tarzlarda ve fonksiyonlara sahip, pamuklu renkli mendiller
kullandıklarını gördü. Kolomb bunları, Almayzarlar olarak tarif etti. Almayzar, şal, örtü (Wrapper) mânâsına
kullanılan Arabça bir kelime olup,
Moorlarda ( İspanya veya Kuzey Afrika Müslümanları) “başlık, başörtüsü”,
“önlük” ve “eteklik kumaş” gibi elbise
mânâsına kullanılan ve köken olarak Batı
Afrika’dan (Gine) Fas’a, İspanya’ya ve Portekiz’e geçmiş olan bir
kelimeydi. Kolomb seyahati boyunca, evli yerli kadınların çıplak değil aksine
pamuklu donlar (bragas)giydiklerini görerek oldukça şaşırmış ve onların iffetli
kadınlar olduklarını anlamıştı. İspanyol
fatih Hernando Cortez, Yerli
kadınların uzun peçeli elbiseler giydiklerinin, erkeklerin ise Mooriş kumaşları
tarzında “kalça kısımlarının boyalı” olduğu elbiseler giydiklerini
anlatmaktadır. Ferdinand Colombus,
“kalça kısmı boyalı” bu pamuklu elbiseleri, Granda’daki Moorish kadınlarının
giydikleri şallar gibi aynı tasarım ve elbise olduklarını ifade etmiştir. Hattâ,
Kuzey Afrika’da da keşfedilen çocuk hamaklarındaki benzerlikler bile
esrarengizdi.
Dr.
Barry Fell ( Harvard Üniv.) “Saga America- Saga Amerikası” isimli kitabında,
Müslümanların Kolombdan asılar önce, Kuzey ve Batı Afrika’dan Amerika’ya
vardığını müşahhas delillerle anlatmıştır. Dr.
Fell, Valley of Fire (Ateş Vadisi), Allan Springs (Allan Şelaleleri),
Logomarsino, Keyhole Canyon, Washoe ve Hickison Summit Pass ( Hickison Zirve
Geçidi-Nevada) Mesa Verde (Colorado), Mimbres Valley (Mimbres Vadisi- New Mexico)
ve Tipper Caone’da (Indiana) mazileri 700 ve 800’lü yıllara kadar giden
Müslüman okullarının varlığını keşfetmiştir. ABD’nin eski batısındaki oyma
ve kabartma taşlar üzerinde- temel ve yüksekokul seviyelerinin her ikisini de
kapsayacak şekilde- bir zamanlar bir okullar sisteminin varlığına delalet eden
ve sağlam şekilde bulunmuş metinler, diyagramlar ve tablo ve çizelgeler
bulmuştur. Kitabelerin dili Kuzey Afrika Arabçasıydı ve Kufic Arabçasıyla
yazılmıştı. Kitabelerdeki konulara, yazma, okuma, aritmetik, din, tarih,
coğrafya, astronomi ve deniz seyahati de dahildi.
Kuzey
Afrikalı Müslüman ziyaretçilerin torunları mevcut Iroqois, Algonquin, Anasazi,
Hohokam ve Olmec yerlilerinin üyeleridir.
1654 yılında, İngiliz kâşifler, sakallı,
Avrupaî elbiseler giymiş, kabinlerde yaşayan, gümüş eriten ve muhtemelen ibadet
için hergün defalarca dizlerini büken bir koloniyi rapor ettiler. 17. Asrın ilk yıllarındaki Powhatan Yerlilerinin
elyazmalarındaki Cennet ‘in tanımı, kelimesi kelimesine, Kur-ân-ı Kerim’deki
tanımıyla yakındı. 1784 yılında, Tennessee Valisi John Sevier, tesadüfen
karşılaştıkları ve hâlen Kuzey Batı Caroline’de yaşayan, kara derili, kızıl
kahverengi karışımı ve Portekiz oldukları açıklanan ve Moriskaların torunları
oldukları farzedilen insanlarla tanıştıklarını kayıtlara geçirmişti. Doğu
Tennesse’de, 1700’lerin sonunda Jonathan Swift isimli bir İngiliz adam, kara
derili ve “Mekke Yerlileri” olarak bilinen insanları işçi olarak çalıştırdı
“Yerlilerin” dilindeki birçok kelime, kesin
bir bağlantı ve kalıtım göstererek bir Arabça kökene sahip görünmektedir. Bu
numuneler az görünse de Yerlilerin dilindeki bu kelimeler İslâm ve Arabça/
Türkçe kökenleriyle bağlantılıdır.
Yerli Dili Türkçe/Osmanlıca Mânâsı
allegheny
(mountains-dağların
adı) Allah
geniş
Allah sonsuz
chitlin
Çitla ( çıtla) şaklatmak,
çıtlatmak
Seminole Sami
nal
Samiler koştu, gemi
azıya
aldı
Niagara
Falls
Ne Yaygara Yüksek ses (
edebî
(Niyagara şelalesi)
olarak, ne gürültü ama)
Micanopy Mekka-nabi Mekke’nin Peygamberi Seminole, çoğunluğu
savaşcı bir güce dönüşen Semi
nollerin
çeşitli kabileleriyle birleşti
Hadjo
Hodja (Hoca)
Mekke’ye, “Hacca” giden
faziletli
lider, yani Shawnee sah
ne great sah veya büyük kral
Shenandoah Sendoga
(şendoğa)
Doğuştan gelen
mutluluk
Cherry
Winche
cari-ince Derin
olmayan, sığ
akıntı ( ABD-Louisiana’daki
küçük bir akıntının adı)
Tuckahoe
Tur-kih-ot
Kirli yuvarlak bitki
(Algonquin/Powhatan
dilinde,
patates gibi, yuvarlak şekilli
bitkiye
verilen isim)
Shindig şen
lik (şenlik) (“şenlik,
shen-lick”) mutlu yada
eğlenceli
tören (eski Appalachian
dilinde topluluk şöleni)
Werowance veri-han (“werra-hahn”) Allah’tan
korkan lider, idareci
mânâsına Türkçe bir terimdir
Müslümanların erken dönem
Amerika’daki mirasına dair daha birçok şey söylenebilir. Bu konuda Toplum
genelinde alışılagelmiş olan anlaşıya rağmen, Müslümanların Amerika’daki
varlığı çok daha eskilere dayanmakta ve bildiklerinden veya daha itiraf
ettiklerinden çok daha derinlere gitmektedir. Peygâmberimiz, Sahabilerine “Çin’e kadar gidin!” dediğinde, onların
bunu çok dikkate aldığı ve daha fazlasını gerçekleştridiği görülüyor.
Yorumlar
Yorum Gönder